Author Archives: incedusunceler

About incedusunceler

Emekli Öğretmen-Gazeteci

Bizim Havalar

Standart

BİZİM HAVALAR

Süleyman ÖZEROL

Bizim türkülerimize

Arguvan havası derler

Bu türküleri bilenler

İçten söylerler

11 Haziran 1981’de Siverek’te “Bizim Havalar”ı bu dörtlükle başlatmıştım. 1962 yılında Arguvan’ın Asmaca köyünde “Karamık dalını atmış kenara” türküsünü Ali Rıza Aslandoğan’ın sesinden plaktan dinlerken taşıdığım duygular da aynıydı.

1983 yılında yazmaya başladığım “Anıya Benzer” anı-deneme notlarımın bir yerinde, “Nasıl sevmem halk şiirini? Çocukluğumun dokusunda halk şiiri var” demişim. Bu belirlememde, elbette ki kış geceleri evlerde toplanılıp okunan halk öykülerinin, cemlerde okunan deyiş-dürazimamların, düğünlerde ve özel eğlentilerde okunan türkülerin, okuduğum kitapların büyük etkisi vardı.

Türkülere ve söyleyenlere karşı özel bir ilgim oldu hep. Nerede olursam olayıp, bir türkü duysam kulak kesilirim hemen. Ne söyleniyor?.. Kim söylüyor? Sonra, evet sonra?.. Şemsi Belli’nin deyimiyle “Diken diken olur etim…” İçim titrer, dikleşir saçlarım. Bir sarhoşluk kaplar içimi, türküler beni alıp götürür. Nereye mi? Türkülerin gittiği yere…

Ne demişti Şemsi Belli?

Bir türküyle uyanırım gün atmadan

Diken diken olur etim

Alaca türkülerin karanlığında

Bir gelin mumu memleketim

Haaa!.. Memleketim mi?..

Bir gün yolun buralara düşerse

Bak yukarıdaki sıra kayalara

Bul aralarında en büyüğünü

İşte o koca kara kaya

Köyümüze adını veren Ballıkaya

Eskiden Mezirme derlerdi, şimdi Ballıkaya köyümüzün adı.Arguvan Hekimhan-Sivas üçgeninde kültürel bir merkez olan Ballıkaya’nın yerel müzik eğilimi Arguvan-Hekimhan-Çamşıhı havalarından yanadır. Ancak, Arguvan havaları ağırlık taşımaktadır. Deyiş-düvazimamlar konusunda ise Aşık Yusuf BAŞARAN (1900-1994), İmam ŞAHİN (1333-1968) ve Mustafa BAŞARAN bilinen ünlülerdir. Ruhi Su, “Semahlar” uzunçalarındaki semahların büyük bölümünü Ballıkaya’dan derlemiştir.

Kendi köyümü tanıtmayı amaçladığım “Yenilenen Köy Ballıkaya” adlı çalışmamda Arguvan havalarından da söz etmiş ve örnekler vermiştim. Oldukça ilgi çekmişti. 1989 yılında bu alandaki eski kasetleri yazıya dökmekle işe başladım. Araştırmacı-Yazar Ahmet Şentürk, “Beş-on yıl sonra bunların değeri anlaşılır” demişti.

Derken 1993 yılında Antropolog-Araştırmacı Hüseyin Şahin ile birlikte çalışmaya başladık. Türküleri halkbilimsel yönden inceleyerek çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. “Bizim havalar”ı sağlıklı bir biçimde okuyucuya ulaştırmak amacımız gerçekleştiğinde alanında bir iki gerçekleştireceğimize, yöremizde ve ülkemizde büyük bir boşluğu dolduracağımıza inanıyoruz.

(Malatya Yorum Gazetesi, 2002)

Mehmet Seyfi OKTAY (Adalet Eski Bakanı)/Yaşamöyküsü

Standart

Mehmet Seyfi OKTAY

(ADALET ESKİ BAKANI)/

YAŞAMÖYKÜSÜ

Köyümüzden yetişen bir değer olarak, 7 Mart 2012 günü Sayın Seyfi Oktay ile görüşmemizde anlatımından yaşamöyküsü hazırlanmış, bu  derlemeden kendisi tarafından özetlenmiştir. Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

Süleyman ÖZEROL

 M. Seyfi Oktay/Kendi Kaleminden Yaşamöyküsü

*

1934 yılında Malatya ili Hekimhan ilçesi Ballıkaya (Mezirme) köyünde doğdum. İlkokulu Sivas’ta ve köyümde tamamladım. Ortaokul 1 ve 2. sınıfları Sarıkamış Ortaokulunda okudum. Burada Devlet parasız yatılı sınavlarını kazanmam sonucunda ortaokul son sınıfı Bilecik ortaokulunda; liseyi de İstanbul Haydarpaşa Lisesinde parasız yatılı olarak okudum. Daha sonra Ankara Hukuk Fakültesini bitirerek Ankara Barosuna kayıtlı avukatlık yapmaya başladım.
.
Askerlik görevimi yedek subay olarak Erzurum’un Oltu ilçesinde tamamladım.
.
Öğrenciliğim döneminde Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisi gençlik kolu başkanlığına seçildim. Ankara belediye meclis üyeliği, daimi encümen üyeliği ve belediye meclisinin grup başkan vekilliğine seçildim.
1983 seçimlerinde Ankara milletvekili olarak parlamentoya girdim. 117 milletvekilliğinden oluşan Halkçı Parti grup başkan vekilliğine her yıl seçilerek 4 yıl grup başkan vekilliğini sürdürdüm. 1987-1991 yılları arasında partimin meclis grubunun ve genel merkezinin hukuk işlerini yönettim.
.
1991 yılında rekor düzeyde tercih oyuyla yeniden Ankara milletvekili seçilerek parlamentoya girdim. Önce partimin grup başkan vekilliğine yeniden seçildikten sonra, daha sonra o yıl kurulan 49. Cumhuriyet Hükümetinde ve daha sonra 50. Hükümette iki defa üst üste Adalet Bakanlığı görevine atandım. Bakanlığım döneminde Cumhuriyetimizin kurulduğu ilk yıllarda gerçekleştirilen büyük devrimden sonra en kapsamlı demokratik dönüşüm projesini gerçekleştirdim. Özellikle benim “CMUK Seyfi” adlandırılmama neden olan çok önemli ve anlamlı bir devrim yasası olaraktarihe mal olan “Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu”nun çıkarılmasını sağladım.
.
1994 yılında partimiz genel başkanının milletvekili olmadığı dönemde partimin TBMM grupbaşkanlığına seçildim, bu görevi bir yıl sürdürdüm.
.
1995 yılı seçimlerinde yeniden Ankara milletvekili olarak parlamentoya girdim. Milletvekilliğim döneminden sonra çeşitli toplumsal faaliyetlere katıldım. Türkiye’de ve Avrupa’nın birçok ülkelerinde davet edilerek gittiğim panel ve toplantılarda demokrasi konulu konferanslar verdim.
.
Halen CHP’nin üyesiyim.
***************************************************
FOTOĞRAFLAR;  Sayfa fotoğrafı internetten alınmıştır. * Son fotoğraf 1998 yılında Milletvekili Ayhan Fırat ile Kaymakam Kemal Adil’in gelişinde tarafımdan çekildi. * Diğer fotoğraflar 1991 yılında Erdal İnönü’nün gelişinde tarafımdan çekildi ve bazıları ilk kez yayınlanmaktadır.

HOCA’NIN GURKA YATIŞI

Standart

HOCA’NIN GURKA YATIŞI

Süleyman ÖZEROL

Dünya Emekçi Kadınlar Günü anısına Ballıkaya’dan derlenen bir Nasrettin Hoca Öyküsü

*

Bir gün karısı ile tartışmaya başlayan Hoca:

“Karı, sen ev işlerini yetiremiyorsun. Tarlaya gelip de bana yardımcı olmuyorsun” demiş.

Karısı da;

“Bugün işleri değişelim öyleyse” demiş.

Hoca bu teklifi kabul etmiş. Ertesi gün karisi tarlaya gitmiş, kendisi de ev işlerine başlamış. Cücüklü tavuğu cücükleriyle birlikte bir ipe bağlamış, ipi de bir kazığa. İçeri girip yoğurdu yannığa doldurmuş, yannığı da sırtına bağlamış. Hamur teştini de önüne almış. Tavuk cücükleri ile dışarıda ipe bağlı yayıla dursun, Hoca hamuru yoğurdukça sırtındaki yannıkla yoğurt da yayılırmış. Yani üç işi birden görmeye başlamış.

Bir süre sonra yannığın bağı boşanmış, yoğurt hamurun içine akmaya başlamış. O sırada dışarıdan sesler duymuş:

“Hocaaa Hoca! Tavukları karoğuş kaçırdı!..”

Dışarıya koşan hoca bakmış ki tavuk cücükleriyle birlikte ipe düzülü olarak karoğuşun pençesinde havada uzaklaşıyor. Ne yapacağını şaşırmış. Önce karoğuşun kaçırdığı cücükleri yeniden çıkarmak için gurka yatmaya karar vermiş. Kapının arkasına biraz saman koymuş, yumurtaları samanın üzerine dizmiş, yumurtalarım üzerine yatmış. Tarlada işini bitiren karısı eve dönmüş. Kapıyı açtığında ortalığın darmadağınık hali ile karşılaşmış, ama Hocayı görememiş. Bir de bakmış ki hoca kapının arkasında yatıyor. O yana ilerleyince Hoca yumurtasını ya da civcivini sakınan anaç bir tavuk gibi bağırmaya başlamış:

“Gııık! Gııık!…”

Bu duruma şaşıran karısı sormuş:

“Hoca, bu ne hal?”

Olanları üzgün üzgün anlatan Hoca şöyle demiş:

“İşler birbirine karıştı. Yeni baştan başladım işe. İlk olarak da karoğuşun kaçırdığı cücüklerin yerine yenilerini çıkaracağım.

Süleyman ÖZEROL: “Hocanın Gurka Yatışı”, Yenilenen Köy Ballıkaya, Görüş Gazetesi, Malatya 1988 ; 1986 yılında Ballıkaya’ya gelen Prof. Dr. M. İlhan Başgöz’ün benden istediği “Ballıkaya’da Bilindiği  Biçimiyle Nasrettin Hoca Öyküleri”ni derleme çalışmamdan… Kaynak Kişi: İbrahim EROL (1939-14 Haziran 2009)

Tekirdağ’ın Vekili, Ballıkaya’nın Kızı

Standart

TEKİRDAĞ’IN MİLLETVEKİLİ, BALLIKAYA’NIN KIZI

Remzi HAYTA

Türkiye Büyük Millet Meclisine girer girmez aklımıza son genel seçimlerde Tekirdağ’dan hem de ön seçimle liste başı olan ve seçilerek Meclise giren CHP Milletvekili Candan Yüceer’i hep merak etmişizdir. Malatyalı olduğunu duymuştuk, ama Malatya’nın neresinden olduğunu doğrusu merak etmiştik.

Tekirdağ’da CHP Listesini alt üst eden bu Milletvekili kimdi doğrusu meraklanmıştık. Telefonla aradık, Malatya’dan geldik, sizinle görüşmek istiyoruz dedik. Hemen randevu verdi, tüm mütevaziliğiyle karşılayıp, Malatya usulü bizleri ağırladı. Candan Hanımı bulmuşken hemen merak edilen “Malatya’nın neresindensiniz?” diye sordum. Hekimhan’ın yeni adıyla Ballıkaya eski adıyla Mezirmeli olduğunu anlattı. Mezirme’den Ankara’ya giden babasının Bayındırlık’tan emekli olduğunu ve kendisinin de Ankara’da doğduğunu belirtip, yazları Mezirme’ye gelişlerini duygulanarak vurguladı.

Tekirdağın Vekili, Ballıkaya’nın kızı Dr. Candan Yüceer şimdi CHP Milletvekili. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi de olan Yüceer, Hem Tekirdağ’dan hem de Malatya’dan gelen vatandaşları karşılayarak dertlerine derman olmaya çalışıyor. Biz sorduk Candan Yüceer cevapladı. İşte sorular ve yanıtlar:

-Candan Hanım öncelikle Malatyalı hemşerilerinize kendinizi tanıtır mısınız?

-Aslımız Malatya’nın Hekimhan İlçesi Ballıkaya köyünden gelmekte ancak babam yıllar önce çalışmak için yani iş gereği Ankara’ya gelmiş ve buraya yerleşmişler. Babam Bayındırlık Bakanlığından emeklidir. Ben de Ankara’da doğdum ancak ortaokulun sonuna kadar biz her yaz köyümüze gelirdik tatillerde. Çocukluğumun tatilleri hep Ballıkaya’da geçmiştir. Çok güzel anılarım var; tut topladığım, kayısı pıtlattığım, sakız kaynattığım günleri unutamıyorum. Aynı zaman da köyümün o güzel suyunu ve temiz havasını da asla unutmadım. Annem ve babam halen yazın köye gelirler, yeni bir evde yaptık köye ben de bu yaz İnşallah köyümü ziyaret etmeyi çok istiyorum ve planlıyorum.

-En son Malatya’ya Kürecik eylemi için geldiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

-Evet uzun bir süre sonra çok can sıkıcı bir konu için memleketime ziyaret etme imkanım oldu. Bu ziyaretimde özellikle Malatya şehir merkezinin çok değişmiş olduğunu, güzelleşmiş olduğunu gördüm. Eyleme gelecek olursak ta Kürecik eylemimiz çok güzel geçti. Türkiye’nin birçok ilinden eyleme destek için yurttaşlarımız da gelmişlerdi. Tabi sadece Malatya halkının değil tüm Türkiye’nin bu olaya karşı çıkması gerekiyor. Hükümetin de bu konuda net ifadeler kullanmaktan kaçınması bizleri düşündürüyor. İnşallah eylemimiz işe yarar ve Kürecik’e Füze kalkanı kurulmaktan vazgeçilir.

-Candan Hanım siz Tekirdağ milletvekili olmanıza rağmen doğu da yaşanan olaylarla da yakından ilgileniyorsunuz bunda Malatyalı olmanızın bir katkısı var mıdır?

-Aslına bakarsanız Malatyalı olmamın bir etkisi yok ancak gündem gereği bu sonuçlar ortaya çıkıyor. Yani Van ilimizde bir deprem felaketi yaşandı, aynı zamanda bölgede bir terör sıkıntısı var, bölgede çok sık acılar yaşanıyor bundan dolayı da bu bölgemizle şu sıralar daha fazla ilgileniyoruz. Bunun yanında benim için ülkedeki tüm vatandaşlarımız çok değerli ve önemli. Her bir insanımızın daha iyi şartlarda yaşaması için siyaset yapıyorum zaten.

-Peki efendim doğu illerine yaptığınız ziyaretlerdeki gözlemleriniz neydi bunları öğrenebilir miyiz?

-Doğu Anadolu bölgesine düzenlediğimiz gezilerde bölgenin birçok alanda çok geri de kaldığını gözlemledim en başta. Bir doktor olarak en başta bölge sağlık alanında bunun yanında eğitim alanında diğer hizmetler alanında yılların vermiş olduğu bir yoksunluk içerisindeler.

Örneğin biz Van depreminde çaresizliği gördük, kimsesizliği gördük. Van şimdi terk edilmiş şehir havasında. Gidebilenler gitmiş, gidemeyenler ise kaderine terk edilmiş gibiler. Van’da çok büyük dramlar yaşanıyor ve gerçekten yardıma ihtiyaçları var. Bunun yanında terörün getirmiş olduğu sorunlar var, yoksulluk sorunu var yani bölge bir bütün olarak çok ciddi sorunlarla baş etmekte uğraşıyor ben bunları gördüm.

-Sayın vekilim Cumhuriyet Halk Partisi daha önceleri doğuya bu kadar önem veren bir parti görünümünden uzaktı. Yeni dönemde Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğiyle birlikte CHP’nin politikaları değişti mi?

-Aslında değişmedi. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman her yurttaşına aynı gözle baktı. Bu tablo değişim değil günün şartlarından dolayı ortaya çıkan tablodur. Bölge de ardı ardına yaşanan sorunlar bizleri o bölgeye yönlendiriyor. Bölge de bu güne kadar da birçok sorun yaşandı ama artık oradaki insanlar imdat diye haykırıyorlar ve bizlerde bu seslere kulak veriyoruz. Biz CHP olarak her insanımızın eşit, kardeşçe, insan onuruna yakışır şekilde yaşamasını istiyoruz ve bunun için siyaset yapıyoruz. Yoksa CHP köklü bir partidir ve ideolojileri bellidir.

-Candan Hanım bayan siyasetçi olmanın zorluklarını yaşıyor musunuz peki ?

-Tabi Türk siyasetinde çok açık bir şekilde yine erkek egemen bir tablo var. Kadınlar siyasi partilerin örgütlerinde de yeteri kadar yer bulamıyorlar. CHP’nin şu anda 19 bayan vekili var ve bu sayı da çok yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında ben bir anneyim ve annelik sorumluluklarım var. Ancak tüm bunlara rağmen siyaset yapmaktan dolayı çok mutluyum…

-Son dönemlerin gazete manşetlerinden inmeyen çok can sıkıcı bir konu var Kadına yönelik şiddet… Bir bayan milletvekili olarak bu konuda neler söylemek isteriniz?

-Maalesef bizleri son derece üzen gelişmeler yaşanıyor. Kadına yönelik şiddet ne eğitim dinliyor, ne din ne de mezhep. Kadınlara yönelik şiddet her yerde var ve çok da yaygın hale gelmiş durumda Türkiye’nin çok acı bir gerçeği bu. Her gün bir kaç kadınımızın öldürüldüğünü, tecavüze maruz kaldığını görüyoruz. Bu çok ciddi bir toplumsal sorun bundan dolayı ancak toplumun bir bütün olarak değişmesi gerekiyor. Gerek eğitim yoluyla, gerek aile içinde kadına yönelik bakış açısının değişmesi şart yoksa yasa değişiklikleri ile ben bu sorunun çözüleceğini düşünmüyorum. Kökten bir çözüm için toplumsal bir harekete ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum.

-Tekrar Malatya’ya dönecek olursak Candan Hanım Malatya’nın sorunlarıyla ilgileniyor musunuz ?

-Elbette yakından takip ediyorum. En son özelleştirme ve Kürecik olayında aynı zamanda kayısı üreticisinin yaşadığı sorunları Veli Bey’le görüştüm. Aslında Malatya’nın sorunlarıyla diğer illerimizin sorunları paralellik gösteriyor. Her yerde ortak sorunlar var.

-Yeni dönemde Cumhuriyet Halk Partisinde yaşanan değişiklikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Genel Başkan değişimiyle birlikte evet CHP’de bir değişim oldu. Yeni dönemde 29 şehirde ön seçim ile milletvekili adayları belirlendi ben de bu ön seçimlerin ardından bugün Meclis’e geldim. Bizler parti içinde demokrasinin daha da gelişmesi için uğraşıyoruz yeni dönemde tüm şehirlerimizde vekil adaylarımızın ön seçimlerle belirlenmesini istiyoruz. Yeni dönemde kadınların daha çok örgütlerde yer aldığı, parti içi demokrasinin daha fazla olduğu bir parti için çabalayacağız. Elbette yeni dönemde bazı sancılar olacaktır ancak tüm partililer olarak bizler partimizi çok seviyoruz aynı zamanda çok köklü de bir partiyiz yani sıkıntıları kolaylıkla aşacağımızı düşünüyorum.

-Candan Hanım son olarak sizce iyi bir siyasetçi nasıl olmalı?

-İyi bir siyasetçi halktan biri olmalı, özverili, dürüst, samimi ve sağlam olmalı, dik durabilmeli, yüreği sevgi dolu olmalı, inanç dolu olmalı. Bende böyle olmaya çalışıyorum. İnşallah da başarılı olurum…

-Sayın vekilim yeni yılınızı Flaş Haber ailesi olarak kutlar ve sağlıklı, mutlu bir yıl dileriz. Malatyalılara söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

-Teşekkür ederim sizin nezdiniz de ben de tüm Malatyalı hemşerilerimin yeni yılını kutluyorum. 2012 yılı tüm insanlığa kardeşliği, barışı ve huzur getirmesini diliyorum. Yeni yıl sağlık ve mutluluk dolu bir yıl olur umarım.

Flaşh Haber

09 Ocak 2012

BALLIKAYA’NIN KIZI CHP KONGRESİNE DAMGASINI VURDU 

Remzi HAYTA

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 16. Olağanüstü Kurultayında konuşan Malatyalı CHP Tekirdağ Milletvekili Candan YÜCEER, ”Yeni tüzüğümüzle birlikte tüm illerimizde milletvekili adaylarımız ön seçimle belirlenecek, parti içi demokrasinin yolları açılacak ve kadınlara parti içinde daha fazla söz hakkı tanınacak” dedi.

Partisinin 16. Olağanüstü Kurultayında çok canlı ve heyecanlı bir konuşmaya imza atan CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, AK Parti Hükümetine demokrasi konusunda çok sert eleştirilerde bulundu. Milletvekili Yüceer:” AK Partinin ne uygulamalarında ne beyninde ne de yüreklerinde demokrasi yok, demokrasi onların sadece dillerinde var. Bu nedenle AK Parti’nin bu ülkeye getirdiği demokrasi ileri demokrasi değil sadece dil demokrasisidir” iddiasında bulundu.

Yapılacak tüzük değişikliğiyle CHP’nin çok daha demokratik bir parti yapısına sahip olacağını ifade eden Milletvekili Dr. Candan Yüceer:”Bugün burada tüzüğümüzü daha demokratik bir yapıya kavuşturmak için toplandık. Tarihin Cumhuriyet Halk Partisi’ne yüklemiş olduğu bir sorumluluk var. CHP olarak biz demokratik bir Türkiye’nin temellerini attık bugünde önce partimizden başlamak üzere daha da geliştirmek istiyoruz. Yapılacak tüzük değişikliğiyle birlikte artık vekil adaylarımız ön seçimle belirlenecek. Kadınlarımıza getirilen %33 lük kotayla siyasette e kadın erkek eşitliği sağlanmaya çalışılacak. Parti içi demokrasinin yolları sonuna kadar açılmış olacak” dedi.

Günümüz Türkiye’sinde 550 milletvekilinden sadece 79’un bayan milletvekili olduğunu, kadınlarımızın her gün bir cinayete kurban gittiğini, tecavüzü uğradıklarını ifade eden CHP Milletvekili Yüceer:”Biz Kadın erkek eşitliğinin sağlandığı, her alanda kadınların yer aldığı, çağdaş,demokratik bir Türkiye arzuluyoruz, bunu gerçekleştirmek için mücadele ediyoruz.CHP demek tam bağımsız bir Türkiye demek, kulluk yerine vatandaşlık demek. Ben sözlerimiz Alı Rıza Binboğa’nın şu sözleriyle bitirmek istiyorum,’Yarınlar bizim, yarınlar sizin, yarınlar hepimizin.”

Malatya Hekimkan Ballıkaya’lı CHP Tekirdağ Milletvekilli Candan Yüceer, çoşkulu konuşmasının ardından büyük alkış topladı.

Flaşh Haber

26 Şubat 2012

Sayın Remzi HAYTA’ya Teşekkürler…

ALMANYA’DA MALATYALILARDAN ABDAL MUSA

Standart

ALMANYA’DA MALATYALILARDAN ABDAL MUSA

 

 ***   Eda YALÇIN   ***

Bu çevrede Abdal Musa ilk defa yapıldığı için fazla geniş çapta düşünülmedi, yalnızca Malatyalı tanıdıklar arasında gerçekleşti. Asıl amacı gençlere Abdal Musa’yı tanıtmaktı.

Düzenleme komitesinde İbrahim Ercan, Ayhan Yalçın, Ali Arı, Aydın Kızıl, Yusuf Öztürk, Cengiz Adıgüzel ve Çetin Bulut vardı. Bu komite aynı Mezirme’deki gibi her aileden kapı kapı gezerek para toplandı. Toplanan parayla kurban ve gerekli malzemeler alındı. Herhangi bir derneğe bağlı olarak yapılmadı.

12 Şubat tarihinde 14.00-18.00 saatleri arasında gerçekleşen Abdal Musa Cemi, Almanya’da Hagen-Haspe ilinde bir kilisenin salonunda yaklaşık 150 kişinin katılımı ile yapıldı. Dedeliği ve zakirliği yapan İbrahim Ercan, bulunanları Abdal Musa hakkında bilgilendirdi. Daha sonra Deyişler söyledi, Semahlar çaldı ve Cem’deki 12 hizmeti söyledi. Son olarak lokma yendi ve herkes dağıldı.

Abdal Musa’nın ilk defa yapılması ve insanların böyle bir etkinlik altında bir araya gelmesi çok güzeldi. Daha da önemlisi gençlerin büyük ilgi göstermesi beni şaşırttı ve mutlu etti. Herkes bir dahaki seneye devamının gelmesini istedi. Bunun dışında İbrahim Ercan’dan cem yapması için yoğun istek talep edildi. Ayrıca böyle bir günde İbrahim Ercan’ın Dedelik ve zakirlik yaptığını insanlar da görmüş oldu ve okuduğu dualarla, çalıp söylediği deyişlerle herkesi çok etkiledi.

Yakında cem yapmak için hazırlıklara başlandı.

Sevgilerle…